Boyun Ağrısı
Ekim 17, 2016
Omurga Kırıkları
Ekim 17, 2016

Omurga ve Omurilik Yaralanmaları

Prof. Dr. Başar Atalay

Omurga ve omurilik yaralanmaları trafik kazaları sonucunda sık görülen ve ciddi sakatlıklara yol açabilen yaralanmalardır. Genellikle genç insanları (15-35 yaş arası) etkiler ve en sık boyun ve bel ile sırt bölgesinin birleşiminde görülür.

Bu yaralanmalar her yıl milyonlarca kişinin ölmesine, çok daha fazlasının sakat kalmasına yol açmakta ve önemli ölçüde sağlık harcamalarının artması ile sonuçlanmaktadır. 1998 yılında trafik kazalarında dünyada 1 milyon kişinin öldüğü ve bir 10 milyon kişinin de yaralandığı tahmin edilmektedir.

 

Nasıl müdahale edilmeli? Trafik kazası geçirirseniz ne yapmalısınız?

Hayati önem taşıyan yaralanmalarda, omurgayı hiç bir şekilde hareket ettirmemek gereklidir. Hastada omurga kırığı ya da omurilik yaralanması olmadığı kanıtlanana dek omurganın hareketsizliği sağlanmalı ve sürdürülmelidir. Bu nedenle eğer trafik kazası geçirirseniz sağlık personeli gelene kadar etrafta toplananların sizi hareket ettirmesine izin vermeyin. Eğer omurganızda bir zedelenme varsa hareketle daha büyük bir yaralanmaya dönüşebilir. Yaşamı tehdit eden yaralanmalar kontrol altına alındıktan sonra, en kısa zamanda radyolojik incelemeleri temin edilmelidir. Beyin omurilik cerrahisi uzmanı hastayı görmelidir. Omurilik cerrahisi gerekli ise kesin tedavilerinin yapılabileceği merkezlere sevk edilmelidir.

 

Hastaların karga tulumba hastaneye taşınmalarının sonuçları son derece ağır olmaktadır. Böyle durumlarda mevcut omurga kırıkları daha fazla omurilik basısına neden olarak hastaların tam omurilik felci olmalarına yol açabilmektedir. Böyle durumlarda hastaya ilk müdahale yapıldıktan sonra ambulans ya da deneyimli sağlık personeli beklemek daha uygundur. Hastanın uygun taşınmaması omurga ameliyatını zorlaştırabilir.

Kaza durumunda hastanın havayolunun açılması ve solunumun olup olmadığının kontrol edilmesi daha sonrada kalp atımının ve kan dolaşımının kontrol edilmesi gerekir. Hastanın hava yolunu kontrol ederken boynuna dikkat ederek burada bir kırık ya da kayma olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Hastanın boynunu bir boyunluk ile hareketsiz hale getirmek gereklidir. Boyunluğun bulunamadığı durumlarda bir kumaş parçası hatta kazak, karton ya da benzeri bir gereç bile geçici olarak boyun etrafına konularak kullanılabilir ancak bu yapılırken dikkat edilmeli ve hastanın boynu aşırı sıkılarak boğulmamalıdır.

 

Omurga yaralanmalarını düşündüren belirtiler kısaca şu şekilde sıralanabilir: Hasta nefes almakta güçlük çekebilir, hava açlığı olabilir. Boyun ağrısı sırt ve bel ağrısı olur. Kollarda ya da bacaklarda kuvvet kaybı his kusuru veya hissetmeme olur. Hasta yürüyemez, idrar ya da büyük abdest kaçırabilir.

 

Sığ denize, havuza veya derinliği bilinmeyen suya atlamak tehlikelidir

Sığ denize atlama sonucu ortaya çıkan en tehlikeli omurga yaralanmaları boyun kayması ya da kırıklarıdır. Bu tür yaralanmaların sonuçları çok ağırdır. Bu nedenle derinliği bilinmeyen sulara özellikle balıklama atlamaktan kaçınmak gerekir. Hasta sığ suya atlama sırasında aniden omurilik felci nedeniyle ölebilir ya da boyundan aşağısında felç durumu ortaya çıkabilir. Sığ suya atlama neticesinde ortaya çıkan bu durumların da sebebi boyun omurga kırığı nedeniyle omurilik kesilmesi ya da ağır hasardır. Bu tür bir durumla da karşılaşıldığında yapılması gereken omurgayı hareketsiz hale getirmek ve boyunluk takarak hastayı ambulans ile sağlık merkezine götürmektir.

 

Omurganın hızlı ileri ve geriye gitmesine sebep olacak durumlar bazı sporlar veya aktiviteler sırasında yaralanmaya neden olabilir. Kişinin yeterli kas kütlesine veya kondisyona sahip olmadığı durumlarda ortaya çıkabilir. Güreş, halter kaldırma, kayak, futbol, basketbol, Amerikan futbolunda ve benzer tüm sporlarda çarpışma ve ters şekilde düşmeler de omurga ve omurilik yaralanmalarına neden olabilir. Paraşütle atlamalar ve yüksekten bungee jumping, attan düşmeler de bunlara eklenebilir.